|
NEY
SÖZCÜĞÜNÜN ETİMOLOJİSİ
Ney
Sümerlercede "Na" olarak geçmiş, Farsça'da "Nay"
Adını almıştır.Daha sonra
Arapça'da "Ney" olarak en son şeklini
almıştır.Ney icra eden sanatçılara
neyze denir, "Zeden" Farsızca'da
çalan anlamındadır. Neyzen
sözcüğünün asıl şekli "neyzeden" yani
ney üfleyen. Zamanla neyzen
olarak değişmiştir
Eski
kaynaklarda ney sazı ad olarak "Mizmar" diye geçiyor.
özellikle Arapça kitaplarda
"Mizmar" olarak anı Mizmar (nefes,ses
'borusu ve yolu) Arap,
İran ve Türk müziğinde üflemeli çalgılar
nevinden çalgılara verilen
ad. Evliya Çelebi XVII, yüzyıl ortalarında
İstanbul 'da iki
türünün kullanıldığını kaydediyor.
1.
Kamış mizmar.
2.
Tarak mizmar. Bu türü İstanbul'da icad edilmiştir.Dilim
dilim yarılmış kamışlardan
yapılır.


NEYİN
TARİHÇESİ
Ney
Türk müziğinin en eski sazlarındandır. Varlığı islamiyetten
önceye dayanmaktadır.Yapılan
araştırma kazıları sonunda M. Ö.
2800 'yıllarına ait Sümer mezarlığında
bir "NA" (Sümer fülütü ) Bulunmuştur.(Sümerlerde
bu saz Na diye (tabir edilmektedir.)
Bulunan Ney halen Amerika'da
Filedelfiya Üniversitesinde
korunmaktadır. Bu ney
çok sert kamıştan yapılmıştır. Bir
oktav ses genişliği vardır.
(.DO-RE-Mİ- FA-SOL-LA-Sİ-DO )
Ayriyeten yapılan bu kazılarda
fülüt çalan bir çoban görül-
müştür. Fülüt Bronz'dan
yapılmıştır.TİGİAT adını alır ve dini
törenlerde kullanılırdı.
Ayrıca
Evliya Çelebi'nin yazılarından "Eyüp Borusu" denen
bir nefesli saz olduğunu öğreniyoruz.
Bu saz Sinan Şah isimli bir
kişi tarafından icad edilmiştir.
Kamıştan meydana gelen bir sazdır,
Apdülkadir Meragi'de bahsedilen
ve Türk'ler arasında rağbet gören
Nay-ı Çadur'un aynısımıdır
bilinmiyor. İslamiyetin doğuşundan
XIII. asıra kadar olan
dönem hakkında, kaynak kitaplarda fazla
bir bilgi verilmiyor.M.S.I419
yılında Hoca Gıyasettin Nakkaş'in
Türkistan ülkesine yaptığı
seyahatine ait yazılarında Ney'in Orta
Asya'da eskiden kullanıldığı
bazılarında yanlamasına fülüt tarzında
çalıdığı anlaşılmıştır.
Ayrıca
Kaşkarlı Mahmut'u" Divan-ı Lügati Türk ve
Genceli Nizametin'in Şiirlerinden
Ney'in değişik bir türü olan çok
sesli bir borunun Nay-i
Türki Adıyla meşhur olduğu ve bu borunun
Askeri müzikte Kullanıldığı
ortaya çıkmıştır.
13.
Asırda Mevleviliğin Başlayıp gelişmesiyle birlikte Ney
sazı müzikteki yerini almıştır.
Ney'e mistik hava kazandıran ve
klasik müzikte yerini
veren Mevlana Celaleddin Rumi'dir.
Ney
sazı Orta çağda büyük önem kazanmıştır, özellikle dini
ve ladini müziğin önemli
sazlarından biri haline gelmiştir.
Klasik müziğin terennümlerinde
kullanılmış, divan şair'lerine
konu olmuştur.
Osmanlı
edebiyatında ney için yazılmış mecaz ve edebi sanat-
eserleri mevcuttur. Doğu
alemi Ney sazını çok eskilerden beri
tanımaktadır. Zamanımızda Türkistan,ispanya,Hindistan,İran,Irak,
Pakistan,Afganistan ve
Arap devletlerinde ney aranılan bir sazdır.
Türkler'in
müslümanlığı kabulünden sonra ney özellikle dini
musikide büyük rabet görmüştür.Büyük
islam filozofu MEVLA-
NA,insan ruhunun yücelmesinde
musikiye önem vermiş ve
Mesnevi'sine "dinle
neyden" sözleriyle başlıyarak ney sazına
verdiği önemi göstermiştir.
Ney
içi boş kamıştan yapılmış nefesli bir müzik aletidir.
Üflenen kısmına boynuzdan
yapılmış bir ağızlık takılır ve bu parçaya
başpare denir. Seslerin sağlam
ve temiz çıkmasını bu kısım sağlar.
Ney'in üstünda 6 altında
1 delik olmak üzere üzerinde 7 delik vardır.
Bu delikler parmakla açılıp
kapatılmak suretiyle sesler çıkartılır.
Sıcak ülkelerde nehir kenarında
yetişen kamışlar sarı renkte olur.
Kamışın üzerindeki parlaklık
kendi parlaklığı olup boya yada
cila değildir.Uzun süre kullanılan
ney'in rengi koyulaşır ve
buda onun kıymetini arttırır.Düzenli
akort yapmayı sağlayabilmek
için ney 9 boğum olması
gerekir.Bu tarzda kamışlar binlerce
kamış arasında ancak birkaç
tane bulunabileceğinden ney bu
yüzden kıymetli olan ve maddi
değeri yüksek bir sazdır.
Yedi
deliği olan ney'den nefes şiddetini değiştirmek
suretiyle 3 oktav genişliğinde
ses elde edilir. Ney'le Türk
musikisindeki sesleri rahatlıkla
çıkartmak mümkün lduğu gibi
musikisindeki dizilerin seslerinide
çıkartmak mümkündür.
Kaynaklar: Ney İlmiye
Mercan Sayfa:2-3.
Cafer
Açın Enstrüman Bilimi/organoloji) İstanbul
1994,
Yenidoğan Basımevi Ltd. Şti. sayfa:
61-62.
|