NEY VE NEYZEN

            Yapısı ve çıkan üstün sadâsı ile doğanın özüne en yakın olan         sazdır.Bütün güzellik ve doğallık tabiatta olduğundan,Ney'de aynı şekilde        düşünülebilir.Sadâsındaki güzellik ve yapısında ki tabiilik Ney'e daima
       ayrı bir hüviyet kazandırmaktadır.
             Bu gün son şekli ile kullandığımız Ney ,kamıştan ibaret bir sazdır.
       Kamış üzerinde biribiri ile eşit ölçüde 9 adet boğum vardır.Yukarıdan
       aşağıya doğru 1. boğuma "BOĞAZ" adı verilir.Bu boğum diğer boğumlara        nazaran kısa ve yarı ölçüdür.




            Ney, bataklıklarda bulunan her zaman görebileceğimiz sazlık kamışından        imal edilir. Neylik kamış; sarı renkli, sert ve sık lifli, düzgün, eğiri olmayan
       bir kamış olmalıdır. Aranan bazı özellileri olduğu için her kamış ney        yapılamaz.Günümüzde en çok Hatay Samandağı civarında Ney olabilecek        kamışa rastlanır. Bugün bile Ney yapımcıları kamışları genellikle bu bölgeden        temin ederler.ayrıca Aydın ili Söke ilçesinde, Kıbrıs'ın kuzeyinde ve Dünya'da        ise Marsilya,Suriye ve Fırat ile Dicle arasındaki sazlıklarda Ney kamışlarına        rastlanmaktadır. Ney olacak kamışlar, sonbaharda kesilir ve yaklaşık üç ay        kadar kurutulur. Bu ilk kurutmadan sonra kamışlar aşağıdan ve yukarıdan
       ikişer boğum kesilir ve yeniden kurutmaya alınır. Kapalı bir alanda yapılacak
       bu ikinci kurutma altı ay kadar sürer.Kurutma işlemi çok önemlidir. Kamış
       iyi kurutulmazsa sonunda pörsür bir işe yaramaz.

            Artık kamışlar Ney olma aşamasındadır. Kamışlar kurumaktan çıkartılır,
       eğik ve şekilsiz olanlar ayrılır ve ney olacak iyi kamışlar belirlenir. Ney        yapımcıları bu neylerin açılacak deliklerini önceden belirler, işaretler ve
       düzgün bir şekilde kamışı belirli noktalarından delerler. Kamış artık ney
       halini almıştır ve insan ruhuna hitap edebilecek usta eller ve gönüllere        sunulur..

            Ney'in her iki ucuna, çatlamaması için Parazvane adı verilen yüzükler        takılır. Bu yüzükler genelde bafon, gümüş, bakır, sert alaşımlı bir
       madde ya da bakır veya gümüş tel olabilir, Bu Neyzen'in tercihine bağlıdır.

            Neyin üst ucuna sesin daha net ve keskin çıkması için başpare denilen
       bir ağızlık takılır. Başpare yapımında genelde Manda boynuzu, Fildişi,
       Abanoz ya da Derlin denilen maddeler kulanılır. Başpârelerin dudağa temas        eden dış çapı, iç yüzeyindeki hazne derinliği ve dış çapları standart        değildir. Ölçüler herkesin dudak yapısına, kalınlığına göre değişebilir.
       Başpare sesin daha kuvvetli çıkmasını sağlar. Başpare sadece Türk        Neyzen'lerine ait bir gelenektir. Örneğin, Arap asıllı Neyzen'ler genelde
       nısfiye yada picolo olarak tanımlanan küçük neyleri üfledikleri için bunlarda
       başpare kullanmazlar.

           
Neyin ses alanı yaklaşık iki buçuk oktavdır. Piyano ya da Keman gibi
       ses alanı çok geniş olmadığından transpoze yapılmasına imkan vermez.
       Porte altı Sol perdesinden porte üstü Re perdesine kadar seslere hakim
       bir sazdır. En pes sekizli deki seslere Dem Sesler adı verilir. Ney'den dem
       ses çıkarmak zordur fakat çok etkileyici bir tınıya sahiptir. Ney yaklaşık 45         derecelik bir açıyla tutularak çalınır. Oturularak çalınan Ney, Mevlevi        Ayinlerinde ayakta da çalınır.

            Ney genellikle ayrıca nay, flute, reed, v.b gibi isimlerle de anılır,
       Farsça bir kelime olan Nay ve Na kelimelerinden kaynaklanan isim
       türetilmesi yolu ile adı türemiş olan kamıştan yapılan nefesli bir sazdır.
       Doğu müziğine özgü sesleri elde etmek için yani çeşitli koma sesler
       denilen ara sesleri çıkartmak için delikleri yarım ya da çeyrek açılması
       gerekir. Kimi seslerde baş hafifçe eğilerek ya da kafa hareketleri ile de
       komalı sesler bulunur. Mevlevi müziğinin iki ana çalgısından biri olan Ney        (diğeri ise Kudüm) din dışı müzikte de yaygındır.

            Çeşitli boyda Neyler vardır. Bunlar özel adlar taşırlar, Pestten Tize
       doğru isimleri: Bolahenk, Davut Mabeyn, Davut, Şah, Mansur Mabeyn,
       Mansur, Kız Mabeyn, Kız, Yıldız, Müstahsen Süpürde, Bolahenk Mabeyn
       ve Bolahenk Nısfiyedir
. Bu isimler aynı zamanda Türk Müziğindeki perde-
       lerin ve tonların da adıdır.

            
Yedisinin tonu naturel sesler, beşinin tonu ara sesler olmak üzere
       toplam Oniki çeşit Ney vardır.( Ney Çeşitleri bölümüne bakınız ) Bu 12
       çeşit neyin boyu yarı yarıya kısa olan ve bir oktav yukarıdan ses veren
       neylerin isimi de "Nısfiye Neyler" dir. Nısfiye Neyler tam bir oktav dikten
       yani bir oktav tiz olarak tınlar. Bolahenk, davut gibi çok uzun ve çalması
       çok zor olan neylerin, daha çok nısfiyeleri kullanılır. Temel sesi bemollü
       ses olan neylere Mabeyn denir.

             Ney için, Ney çalmak yerine Ney üflemek tabiri kullanılır. Burada
       üflemenin mecazi bir anlamı vardır. Nedeni İslam'da Allah'ın insanı
       yaratırken ruhu üflemiş olmasından kaynaklanır.




               Neyzen; Ney'i üfleyen sanatçıya Neyzen adı verilir. Neyzen ifadesi
       ise Farsça çalan, icrâ eden anlamına gelen "zeden" ve daha sonra
       değişiklerle "Neyzeden" olmuştur. Yıllar boyunca kelime yuvarlatılarak
       Neyzen kelimesi olarak şimdiki şeklini almıştır.

             Ülkemizde yetişmiş çok iyi icracı ve aynı zamanda ünlü neyzenler
        vardır. Usta çırak sistemi ile öğretilen ney üfleme sanatı bir neyzen için
        uzun ve meşakkatli bir yoldur,bu yolun sonunda neyzen neyi ile bütünleşir         adete yek vücut olur ruhunun derinliklerini neyden çıkan seslerle ifade eder         hale gelir,böyle bir ustayı dinlediğiniz zaman ruhunun derinliklerinden gelen         sesleri adeta neyinden duyabilirsiniz başka hiçbir enstrüman bu şekilde
        insanın ruhunu ortaya koymaya yardımcı olamamaktadır.

             Neyin sesi insan sesine çok yakındır davudi insan sesi ney sesiyle
        benzeşir bu açıdanda insana yakınlığı olan ney mistik müzikte ilahi
       duyguları ifade etmede çok büyük fayda sağlar.
             ülkemizde ünlü neyzenler vardır demiştik bunlardan bazılar        şunlardır:Neyzen Tevfik,Sadrettin Özçimi,Niyazi sayın v.b gibi.
             Çeşitli kaynaklarda ifade edildiğine göre XV. yüzyıl seyyahlarından olan        Hoca Gıyaseddin Nakkaş seyahatnâmesinde, Hıtay Türkleri' nin hâkanlık        sarayında iki bin kadar sazendenin (aralarında çok sayıda neyzen de var)        sazlarını çalıp Hakana dua ettiklerini yazar.


       Hazırlayan: semih Gümüş

       Kaynaklar:
       Neyzen Zeki Sözen
       Cafer Açın : Enstrüman Bilimi (organoloji) İstanbul 1994, Yenidoğan Basımevi        Ltd. Şti. sayfa 61-62..

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

gümüşney anasayfa
ney'in tarihcesi
ney çeşitleri
kamış ve özellikleri
başparelerimiz
parazvane
gümüşney atölyesi
neylerimizin resimleri
ney kurslarımız
garantimiz
Ustam Kemal Köker hocamız
Rahmetli Arif Biçer Hocamız